Ekim 2, 2006...7:04 pm

Şok: Halil Şencanses’den Ramazan İlahileri

Yorumlara Git

İsmini vermemi istemeyen bir arkadaşımızın gönderdiği mail’i aynen yayınlıyorum:

Efendim bana teklif geldiğinde, neden olmasın dedim, madem Halil kardeşimiz böyle bir kaset düşünüyor, bize de ona yardımcı olmak düşer diye düşündüm ve teklifi kabul ettim. İsmini veremeyeceğim Gatl mezunu üç arkadaşı da yanıma alıp, düşdük Halil’in verdiği adrese. İMÇ blokları, bilmem kaçıncı blok, Şencanses Kayıt Merkezi idi sanırım. Tabi isimden işkillendim. Hani bizim Halil’in soyadına benziyor ya.. ilginç bir tesadüf deyip geçtim. Verilen adrese gittiğimizde bizi çok güzel karşıladılar. Sonra böyle temiz yüzlü, güzel giyimli, elinde saksafonla bizi Halil karşılamasın mı!! Biz şoktayız.

halilsencanses.jpgMeğer bizim Halil, meşhur olmuş, paraya para demez olmuş. Ramazan geldi ya hani şimdi de Ramazan’a özel bir ilahi kasedi yapmak istiyormuş. Adam da bir konuşma, bir kıvırma tabi biz emin olamadık ulen dedik bu Halil bizim Halil mi?

Nereden emin olduk derseniz, biz içeri kayda giderken o bir köşeye oturmuş dinleneyim derken uyuya kalmış. O zaman tamam dedik bu bizim tembel oğlan :)

Neyse efenim ismi bende saklı 3 arkadaşımla yine bizim Halil’in lisede çevirmenliğini yaptığı “I asked the yellow flower” adlı ilahiyi söyledik daha doğrusu o söyledi biz nakarata eşlik ettik. Sonra bir iki ilahi felan daha. Lisede iken bu ilahiyi söylerdi ama biz ne bilelim adamda böyle gelecek olduğunu. Bilseydik yayından ayrılır mıydık?

Soyadını sordum, dedi sanat dünyasında racon böyle, hem yakışmış di mi dedi. Ben de he dedim.

Kayıtları bitirdik, bizi kapıya kadar uğurladılar, Halil de arkadaşlara selam söylersiniz dedi ve bize kasedin bir kopyasını hediye etti.

İlk elden ben kasedi ve Halil’in fotoğrafını Atilla’ya vermek istedim ki hemen sitede yayınlasın. Herkes duysun bizden de adam çıktığını. Önce Cahit sonra Halil. Yalanım varsa çoraplarım yırtılsın, Senay’ın düştüğü duruma düşeyim, Önder gibi kızarayım olmadı polis olayım.

Yorum Yapın