merhaba arkadaşlar. yazıp yazmamakta kararsızdım ama aklıma doğru düzgün bir şey gelmedi..
dijital sınavlarından birinin sonrasında yazdığım bir şarkı vardı. hatırlarsınız siz. işte onun hikayesi: derse mustafa hocanın girdiğini de belirtmeliyim.
diğer sınavlarda olduğu gibi bu sınavın sonunda da perişandım. “Ulan…” dedim “bu üzüntümü bir şarkıyla anlatmalıyım.” (abarttım sanki:) sınıfta ara sıra “seslendirdiğim:)” bir türk sanat müziği vardı: nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım… diye başlıyordu.
işte o an aldım elime kitabı ve şunları karaladım:
nasıl geçti habersiz dijital yazılımız
bazen bir sıfır olur, bazen doksan alırız
her anı kopyayladır mustafa yanımdadır
de hadi git mustafa sayende aldık sıfır…
ayrıca Halil’in lisedeki gerçek yaşantımızı belirtme isteğiyle yola çıkarak yazdığı gerçekçi yazı beni etkiledi. açıkçası canım sıkılmadı değil. tamam gerçekten çok güzel, acı, eğlenceli bazen heyecanlı anlar yaşadık ama kendime bi bakıyorum da bence de biraz “elimiz cebimizde” yaşamışız sanki. sadece ders, öss vs için geçerli bunlar… hala acısını çekerim…hadi görüşmek üzere…
İbrahim DÜZYOL (981012)